ABD-İsrail projesine karşı ‘Ankara ve Tahran birleşmeli’

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ve İran için tehdit olduğunu belirterek, ‘ABD-İsrail girişimidir. Çözüm, Türkiye, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya’nın ortak tutum almasıyla mümkündür.’ ifadelerini kullandı.
Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ve İran için tehdit olduğunu belirterek, ‘ABD-İsrail girişimidir. Çözüm, Türkiye, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya’nın ortak tutum almasıyla mümkündür.’ ifadelerini kullandı.
Yayınlanma:12 Ağustos 2025, 00:00Güncellenme:12 Ağustos 2025, 04:51Bağlantıyı Kopyala
GAZETE HABERLERİEditor A+ A-HABER MERKEZİVatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, İran’ın yarı resmi haber ajansı Mehr News’e Zengezur Koridoru’ndaki ABD hamlesiyle ilgili demeç verdi. ABD ve İsrail’in müdahalelerine karşı bölge ülkelerinin birlikteliğinin önemine vurgu yapan Perinçek, şöyle konuştu:
“İran, bölgenin sınırlarının ve jeopolitiğinin değişmesine izin vermeyeceğini defalarca belirtti. Ancak Türkiye ve Azerbaycan hala Zengezur Koridoru’nun aktif hale getirilmesini istiyor. Son günlerde bu koridorun yönetiminde Amerika’nın varlığı yani İran sınırlarında Amerikalıların varlığı konusu da gündemde. Böyle bir ülkenin bölgede varlığı ülkelerin güvenliğini tehdit etmez mi? Türkiye kendini tehdit altında hissetmiyor.
‘TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİNE CİDDİ BİR TEHDİT’
“Zengezur Koridoru’nun bir Amerika-İsrail girişimi olduğu çok açık. Bunu herkesin görmesi lazım. Biz Vatan Partisi olarak görüyoruz. Sonuç itibarıyla bu koridor ne işe yarıyor? Kafkasların güneyiyle yani İran’la Kafkasların kuzeyindeki Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Rusya arasındaki ilişkileri, irtibatı kesen bir koridor oluyor bu. O bakımdan Amerika-İsrail projesidir. Ve tabi ki bu Türkiye’nin güvenliğini de tehdit eder o bakımdan. Çünkü Türkiye’nin önündeki tehdit ne? Karşı karşıya bulunduğu tehdit Amerika ve İsrail tehdidi. Dolayısıyla Amerika ve İsrail’in girişimi hangi girişim olursa olsun sonuç itibarıyla Türkiye’yi öncelikle tehdit eden bir girişimdir.
“Bu bizi vatan parçası olarak ilgilendiriyor ve Türkiye’nin Amerika tarafından zaten kuşatıldığını görüyoruz. Doğu Akdeniz’de ABD ve İsrail, Yunanistan’la ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’yle işbirliği halinde Nemesis tatbikatları, Noble Dina tatbikatları yapıyor denizlerde. Ege’ye bakıyoruz, bütün Ege kıyıları Türkiye’yi tehdit eden Amerikan üsleriyle dolu. Dolayısıyla Türkiye Ege’den, Doğu Akdeniz’den ve Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın kuzeyinden Amerika ve İsrail tarafından kuşatılmışken bir de burada Kafkaslar’da bir Amerika ve İsrail girişimi söz konusu. Dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğine karşı ciddi bir tehdittir ve Vatan Partisi olarak biz bu konuda kararlı bir mücadele yürütüyoruz.
ÇÖZÜM BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİ
“Zengezur yerine Ermenistan ve İran’dan başka koridorların aktif hale getirilmesi mümkündür. Ancak Türkiye bu koridorun hayata geçirilmesine hala önem veriyor. Zengezur Koridoru, İran’ın güvenliği ve ekonomik çıkarları için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Zaten İran’ın güvenliğini tehdit etmek, Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmek anlamına geliyor. Türkiye neden bu konuyu dikkate almıyor? Evet, Zengezur Koridoru doğudan batıya, batıdan doğuya doğru bir irtibatı, bağlantıyı temsil ediyor. Ama bu bağlantıyı siz güneyle kuzey arasındaki ilişkileri kesme amacıyla kullanırsanız o zaman ne oluyor? Bu koridor İran ile Zengezur Koridoru’nun üstünde olan ülkeler arasındaki bağlantıya karşı bir duvar rolü de oynayabilir. O bakımdan İran’ın güvenliğini, ekonomisini tehdit eden ve Türkiye’yi tehdit eden bir koridordur.
“Burada Amerika ve İsrail konusunda duyarlılığı olan herkes duyarlılık gösterir. Ama o duyarlılık yoksa o zaman Zengezur Koridoru konusundaki mücadelede bu duyarlılığa sahip olmayanları emperyalizme karşı mücadele eden güçler yanlarında görmemiş oluyorlar.
“Sorunun çözümünün en iyi yolu, bölge ülkelerinin ABD ve İsrail’in müdahalelerine karşı beraber olmasıdır. Yani kimdir o bölge ülkeleri? Türkiye’dir, İran’dır, Azerbaycan’dır, Ermenistan’dır, Gürcistan’dır, Rusya’dır hatta Kazakistan’dır. Bu ülkeler Kafkasların kuzeyi ve güneyinde kendi güvenliklerini ve kendi ekonomik gelişmelerini koruyacak, sağlayacak bir çözümleri birlikte kararlaştırmak durumundalar. Dolayısıyla ABD ve İsrail’in müdahalesine son verdiğimiz zaman çözüm de kendiliğinden gelecektir. Somut çözüm, bölge ülkelerinin birlikteliğiyle olacaktır.”
‘Zelenskiy’in yaptığı hataya düştüler’
İran Devrim Muhafızları Başkan Yardımcısı Yadollah Cavani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın ABD’ye güvenerek, “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in yaptığı hataya düştüğünü” söyledi. İran basınına konuşan Cavani, “Bunun bedelini ağır ödeyecekler. İran, Hindistan ve Rusya bu eylem karşısında sessiz kalmayacak.” dedi. ABD’nin İran’ın kuzey sınırlarındaki varlığına izin vermeyeceğini vurgulayan Cavani, ülkesinin ‘Zengezur’ projesine karşı güvenlik ve ulusal çıkarlarını her türlü yolla koruyacağını belirtti. Daha önce İran’ın üst düzey yetkililerinden Ali Ekber Velayeti de koridor projesine karşı olduklarını açıklamış, bölgeye ABD askerleri yerleştiği takdirde Tahran’ın buna kesinlikle izin vermeyeceğini kaydetmişti.
Moskova’dan ‘Rusya-İran-Türkiye’ işbirliği
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin Washington’daki görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. Güney Kafkasya’da istikrar ve refahın önemine dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, “Bölgesel güvenlik için hayati öneme sahip bu hedefin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm çabaları sürekli desteklemekteyiz.” dedi.
Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecinin Rusya’nın doğrudan desteği ve merkezi rolüyle başladığını belirten Zaharova, “2020-2022 yıllarında aynı üçlü format, Bakü ile Erivan arasında barışa ilişkin temel meseleleri ele alan bir yol haritası oluşturdu: barış anlaşması imzalanması, bölgesel ulaşım ve ekonomik bağlantıların açılması, devlet sınırlarının belirlenmesi ve sivil toplum ilişkilerinin teşviki. Bu alanlarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır.” dedi.
Rus Sözcü, Türkiye ve İran işbirliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Güney Kafkasya’daki sorunların çözümü için en uygun yol, bölge ülkelerinin kendi aralarında, doğrudan komşuları Rusya, İran ve Türkiye’nin desteğiyle geliştirdikleri çözümleri aramak ve uygulamaktır. Bölge dışından aktörlerin müdahalesi, barış gündemini güçlendirmeye hizmet etmeli; ek zorluklar ve bölünmeler yaratmamalıdır. Orta Doğu’daki Batılı arabuluculuğun olumsuz sonuçlarının tekrarlanmasından kaçınmak akıllıca olacaktır. Güney Kafkasya’da bunun örneği, faaliyetleri bölgedeki diğer aktörler arasında sürekli hoşnutsuzluk yaratan AB gözlemci misyonudur.
“Washington’un bölgesel iletişimlerin yeniden kurulmasına dair açıklamaları dikkatle değerlendirilecektir. Rusya ile yapılan üçlü anlaşmalar geçerliliğini korumaktadır, zira taraflardan hiçbiri bu anlaşmalardan resmen çekilmemiştir.
“Ayrıca, Ermenistan’ın İran sınırının 30 Eylül 1992 tarihli devletlerarası anlaşma gereği Rus sınır birlikleri tarafından korunduğu kabul edilmelidir.”
“Zengezur Koridoru’nun bir Amerika-İsrail girişimi olduğu çok açık. Bunu herkesin görmesi lazım. Biz Vatan Partisi olarak görüyoruz. Sonuç itibarıyla bu koridor ne işe yarıyor? Kafkasların güneyiyle yani İran’la Kafkasların kuzeyindeki Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Rusya arasındaki ilişkileri, irtibatı kesen bir koridor oluyor bu. O bakımdan Amerika-İsrail projesidir. Ve tabi ki bu Türkiye’nin güvenliğini de tehdit eder o bakımdan. Çünkü Türkiye’nin önündeki tehdit ne? Karşı karşıya bulunduğu tehdit Amerika ve İsrail tehdidi. Dolayısıyla Amerika ve İsrail’in girişimi hangi girişim olursa olsun sonuç itibarıyla Türkiye’yi öncelikle tehdit eden bir girişimdir.
“Bu bizi vatan parçası olarak ilgilendiriyor ve Türkiye’nin Amerika tarafından zaten kuşatıldığını görüyoruz. Doğu Akdeniz’de ABD ve İsrail, Yunanistan’la ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’yle işbirliği halinde Nemesis tatbikatları, Noble Dina tatbikatları yapıyor denizlerde. Ege’ye bakıyoruz, bütün Ege kıyıları Türkiye’yi tehdit eden Amerikan üsleriyle dolu. Dolayısıyla Türkiye Ege’den, Doğu Akdeniz’den ve Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın kuzeyinden Amerika ve İsrail tarafından kuşatılmışken bir de burada Kafkaslar’da bir Amerika ve İsrail girişimi söz konusu. Dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğine karşı ciddi bir tehdittir ve Vatan Partisi olarak biz bu konuda kararlı bir mücadele yürütüyoruz.
ÇÖZÜM BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİ
“Zengezur yerine Ermenistan ve İran’dan başka koridorların aktif hale getirilmesi mümkündür. Ancak Türkiye bu koridorun hayata geçirilmesine hala önem veriyor. Zengezur Koridoru, İran’ın güvenliği ve ekonomik çıkarları için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Zaten İran’ın güvenliğini tehdit etmek, Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmek anlamına geliyor. Türkiye neden bu konuyu dikkate almıyor? Evet, Zengezur Koridoru doğudan batıya, batıdan doğuya doğru bir irtibatı, bağlantıyı temsil ediyor. Ama bu bağlantıyı siz güneyle kuzey arasındaki ilişkileri kesme amacıyla kullanırsanız o zaman ne oluyor? Bu koridor İran ile Zengezur Koridoru’nun üstünde olan ülkeler arasındaki bağlantıya karşı bir duvar rolü de oynayabilir. O bakımdan İran’ın güvenliğini, ekonomisini tehdit eden ve Türkiye’yi tehdit eden bir koridordur.
“Burada Amerika ve İsrail konusunda duyarlılığı olan herkes duyarlılık gösterir. Ama o duyarlılık yoksa o zaman Zengezur Koridoru konusundaki mücadelede bu duyarlılığa sahip olmayanları emperyalizme karşı mücadele eden güçler yanlarında görmemiş oluyorlar.
“Sorunun çözümünün en iyi yolu, bölge ülkelerinin ABD ve İsrail’in müdahalelerine karşı beraber olmasıdır. Yani kimdir o bölge ülkeleri? Türkiye’dir, İran’dır, Azerbaycan’dır, Ermenistan’dır, Gürcistan’dır, Rusya’dır hatta Kazakistan’dır. Bu ülkeler Kafkasların kuzeyi ve güneyinde kendi güvenliklerini ve kendi ekonomik gelişmelerini koruyacak, sağlayacak bir çözümleri birlikte kararlaştırmak durumundalar. Dolayısıyla ABD ve İsrail’in müdahalesine son verdiğimiz zaman çözüm de kendiliğinden gelecektir. Somut çözüm, bölge ülkelerinin birlikteliğiyle olacaktır.”
‘Zelenskiy’in yaptığı hataya düştüler’
İran Devrim Muhafızları Başkan Yardımcısı Yadollah Cavani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın ABD’ye güvenerek, “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in yaptığı hataya düştüğünü” söyledi. İran basınına konuşan Cavani, “Bunun bedelini ağır ödeyecekler. İran, Hindistan ve Rusya bu eylem karşısında sessiz kalmayacak.” dedi. ABD’nin İran’ın kuzey sınırlarındaki varlığına izin vermeyeceğini vurgulayan Cavani, ülkesinin ‘Zengezur’ projesine karşı güvenlik ve ulusal çıkarlarını her türlü yolla koruyacağını belirtti. Daha önce İran’ın üst düzey yetkililerinden Ali Ekber Velayeti de koridor projesine karşı olduklarını açıklamış, bölgeye ABD askerleri yerleştiği takdirde Tahran’ın buna kesinlikle izin vermeyeceğini kaydetmişti.
İran Devrim Muhafızları Başkan Yardımcısı Yadollah Cavani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın ABD’ye güvenerek, “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in yaptığı hataya düştüğünü” söyledi. İran basınına konuşan Cavani, “Bunun bedelini ağır ödeyecekler. İran, Hindistan ve Rusya bu eylem karşısında sessiz kalmayacak.” dedi. ABD’nin İran’ın kuzey sınırlarındaki varlığına izin vermeyeceğini vurgulayan Cavani, ülkesinin ‘Zengezur’ projesine karşı güvenlik ve ulusal çıkarlarını her türlü yolla koruyacağını belirtti. Daha önce İran’ın üst düzey yetkililerinden Ali Ekber Velayeti de koridor projesine karşı olduklarını açıklamış, bölgeye ABD askerleri yerleştiği takdirde Tahran’ın buna kesinlikle izin vermeyeceğini kaydetmişti.
Moskova’dan ‘Rusya-İran-Türkiye’ işbirliği
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin Washington’daki görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. Güney Kafkasya’da istikrar ve refahın önemine dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, “Bölgesel güvenlik için hayati öneme sahip bu hedefin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm çabaları sürekli desteklemekteyiz.” dedi.
Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecinin Rusya’nın doğrudan desteği ve merkezi rolüyle başladığını belirten Zaharova, “2020-2022 yıllarında aynı üçlü format, Bakü ile Erivan arasında barışa ilişkin temel meseleleri ele alan bir yol haritası oluşturdu: barış anlaşması imzalanması, bölgesel ulaşım ve ekonomik bağlantıların açılması, devlet sınırlarının belirlenmesi ve sivil toplum ilişkilerinin teşviki. Bu alanlarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır.” dedi.
Rus Sözcü, Türkiye ve İran işbirliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Güney Kafkasya’daki sorunların çözümü için en uygun yol, bölge ülkelerinin kendi aralarında, doğrudan komşuları Rusya, İran ve Türkiye’nin desteğiyle geliştirdikleri çözümleri aramak ve uygulamaktır. Bölge dışından aktörlerin müdahalesi, barış gündemini güçlendirmeye hizmet etmeli; ek zorluklar ve bölünmeler yaratmamalıdır. Orta Doğu’daki Batılı arabuluculuğun olumsuz sonuçlarının tekrarlanmasından kaçınmak akıllıca olacaktır. Güney Kafkasya’da bunun örneği, faaliyetleri bölgedeki diğer aktörler arasında sürekli hoşnutsuzluk yaratan AB gözlemci misyonudur.
“Washington’un bölgesel iletişimlerin yeniden kurulmasına dair açıklamaları dikkatle değerlendirilecektir. Rusya ile yapılan üçlü anlaşmalar geçerliliğini korumaktadır, zira taraflardan hiçbiri bu anlaşmalardan resmen çekilmemiştir.
“Ayrıca, Ermenistan’ın İran sınırının 30 Eylül 1992 tarihli devletlerarası anlaşma gereği Rus sınır birlikleri tarafından korunduğu kabul edilmelidir.”
Moskova’dan ‘Rusya-İran-Türkiye’ işbirliği
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin Washington’daki görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. Güney Kafkasya’da istikrar ve refahın önemine dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, “Bölgesel güvenlik için hayati öneme sahip bu hedefin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm çabaları sürekli desteklemekteyiz.” dedi.
Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecinin Rusya’nın doğrudan desteği ve merkezi rolüyle başladığını belirten Zaharova, “2020-2022 yıllarında aynı üçlü format, Bakü ile Erivan arasında barışa ilişkin temel meseleleri ele alan bir yol haritası oluşturdu: barış anlaşması imzalanması, bölgesel ulaşım ve ekonomik bağlantıların açılması, devlet sınırlarının belirlenmesi ve sivil toplum ilişkilerinin teşviki. Bu alanlarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır.” dedi.
Rus Sözcü, Türkiye ve İran işbirliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Güney Kafkasya’daki sorunların çözümü için en uygun yol, bölge ülkelerinin kendi aralarında, doğrudan komşuları Rusya, İran ve Türkiye’nin desteğiyle geliştirdikleri çözümleri aramak ve uygulamaktır. Bölge dışından aktörlerin müdahalesi, barış gündemini güçlendirmeye hizmet etmeli; ek zorluklar ve bölünmeler yaratmamalıdır. Orta Doğu’daki Batılı arabuluculuğun olumsuz sonuçlarının tekrarlanmasından kaçınmak akıllıca olacaktır. Güney Kafkasya’da bunun örneği, faaliyetleri bölgedeki diğer aktörler arasında sürekli hoşnutsuzluk yaratan AB gözlemci misyonudur.
“Washington’un bölgesel iletişimlerin yeniden kurulmasına dair açıklamaları dikkatle değerlendirilecektir. Rusya ile yapılan üçlü anlaşmalar geçerliliğini korumaktadır, zira taraflardan hiçbiri bu anlaşmalardan resmen çekilmemiştir.
“Ayrıca, Ermenistan’ın İran sınırının 30 Eylül 1992 tarihli devletlerarası anlaşma gereği Rus sınır birlikleri tarafından korunduğu kabul edilmelidir.”
TürkiyeİranABDİsrail
FAQ
Milli Piyango Çekiliş Günleri 2025: Hangi Oyun Ne Zaman?
Milli Piyango’nun şans oyunları her oyuna göre farklı günlerde çekiliyor, mesela Çılgın Sayısal Loto Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi akşamları heyecanı dorukta tutuyor. Süper Loto ise Salı, Perşembe ve Pazar günleri biletleri bekletmiyor, hadi bir bakalım sonuçlara! On Numara severler için Pazartesi ve Cuma akşamları ideal, Şans Topu da Çarşamba ile Pazar’ı kaplıyor. Haftada iki kez şansını denemek isteyenler bunlara koşsun, kolay geliyor değil mi? Klasik Milli Piyango ayın 9, 19 ve 29’unda büyük çekilişler yapıyor, yılbaşı veya bayramlarda ekstra sürprizler cabası.
Şans oyunları nelerdir?
Bunlar, Milli Piyango Oyunları/MP Oyunları (Sayısal Oyunlar, Kazı Kazan, Piyango); spor bahisleri (İddaa ve Spor Toto) ve at yarışlarıdır. MP Oyunları, 01 Ağustos 2020’ye kadar MPİ tarafından oynatılmıştır; sonrasında ise Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’nin yetkilendirdiği Sisal/Şans şirketi tarafından oynatılmaktadır.
19 Ocak 2025 Milli Piyango çekilişi saat kaçta?
19 Ocak 2025 06:30 Milli Piyango Sonuçları
2025 Süper Loto Devreden İkramiyeler Rekor Kırdı!
Hey, 2025’te Süper Loto ikramiyeleri yıl boyu coşkuyla devretti, ama tek bir rakam yok – her çekiliş ayrı hikaye! Mesela Ekim 2025’te 81 milyon TL devir yaşandı, 6 bilen çıkmayınca havuz bir sonraki haftaya patladı. Nisan’da ise rekor kırıldı, tam 525 milyon TL’lik devir heyecanı sardı herkesi – üst üste devirlerle jackpot göklere çıktı.youtube Neden tek sayı diyemiyoruz? Çünkü her hafta devir tutarı değişiyor; 8 Haziran gibi bazılarında sıfırlanırken, bazılarında milyonlar uçuştu.
Çevrimiçi kumarhanelerin ortaya çıkışı rulet oyununu nasıl etkiledi?
Çevrimiçi kumarhanelerin ortaya çıkışı rulet oyununu nasıl etkiledi? Çevrimiçi kumarhanelerin tanıtılmasının rulet oyunu üzerinde önemli bir etkisi oldu. Çevrimiçi kumarhaneler, rulet ve diğer kumarhane oyunlarını internet bağlantısı olan herkesin kolayca erişebilmesini sağladı. Oyuncular artık gerçek bir kumarhaneye gitmek zorunda kalmadan, en sevdikleri kumarhane oyunlarının keyfini kendi evlerinin konforunda çıkarabilecekler. Çevrimiçi kumarhaneler ayrıca, genellikle geleneksel kumarhanelerde bulunmayan çok tekerlekli rulet ve mini rulet gibi yeni rulet çeşitlerini de tanıttı. Ek olarak, birçok çevrimiçi kumarhane, fiziksel bir kumarhanede oynama deneyimini simüle eden canlı krupiyeli rulet sunmaktadır.
Şans oyunları heyecanı
Bu site yalnızca ilgili makaleleri toplar. Orijinalini görmek için lütfen aşağıdaki bağlantıyı kopyalayın ve açın:ABD-İsrail projesine karşı ‘Ankara ve Tahran birleşmeli’












